16 Nisan 2013 Salı

İslam Çupi'den Hakkı Yeten'e

Büyük usta İslam Çupi ' nin ,  Hakkı Yeten'in ölümünden sonra 17 Nisan 1989'de yazdığı nefis yazısı.



BEŞİKTAŞ'IN ÖLÜMÜ

Hakkı Yeten bu dünyadaki ömür nöbetini bitirip dünyaların ikincisine göçtü.

Hakkı Yeten Beşiktaş'ta varılamamış bir sembol muydu ,bir dürüstlük mertlik ahlakın simgesi miydi ,yoksa Siyah-Beyazlı tarihin önemli bir bölümünü kramponları ile yazmış bir futbolcu muydu ?

Galiba hepsi...

Benim neslimin ilk gençliği bir forveti,kerrat cetvelinin üstünde yapılan bir okul gibi ,hep tekdüze bir zihin idmanı ile geçiştirmiştir.

Sabri,Hakkı,Kemal,Şeref,Şükrü...

En usta kalemin bile kelime üretirken duracağı bu Beşiktaş'ın unutulmaz forvetinde Hakkı yeten takım kaptanı idi ve o zamanın futbol kelamı ile sağiç oynardı.

Bir futbolcudan çok bütün bir Beşiktaş'tı Hakkı Yeten.

Beşiktaşlı ve diğer kulüp taraftarları ,Beşiktaş'ın başkanını tanımaz Hakkı Yeten'i tanırdı. Beşiktaş'ın umumi kaptanı kim,Beşiktaş'ın asbaşkanı veya veznedarının ismi ne ,Beşiktaş'ın hangi antrenör çalıştırıyor çeşitli meraklar uyandığında millet bu bilinmezlerin üstüne acele bir sünger çeker patronun ismini bir hamlede söylerdi.

Hakkı Yeten...

Anlatılmaz bir karizmatik kişiliği vardı; Hakkı Yeten'in...

Kendi takım arkadaşları arasında yaydığı korkulu disiplin her dakika başı tazelenen bir nöbet almak şöyle dursun Hakkı Yeten'in rakip futbolcular ve hakemler indinde hiç bir futbolcunun bugüne kadar erişemediği anlatılmaz bir saygınlığı vardı.

Kolaylıkla iddia edilebilir ki oynadığı sürece futbol olayını tek başına idare etmiş adamın ismi tartışmasız Hakkı Yeten'dir.

Tartışmalı gollerde hakemlerin fikrine müracaat ettikleri  tek jüri idi Hakkı Yeten...Rakip oyuncular şayet Beşiktaş takımında bir futbol usulsüzlüğü görmüşlerse şikayet mercii yine Hakkı Yeten'dir.

Şeref Stadı'nın  kale direkleri değişecekse ,kararı Hakkı Yeten verirdi.Duşların yanıp yanmayacağına ,idmanlara masörün gelip gelmeyeceğine ,hangi futbolcuya kaç para verileceğine,prim bareminin ne olacağına kimse karar veremez ,son söz her zaman Hakkı Yeten'in ağzından çıkardı.

Rivayet o doğrultudadır ki hiç bir takım arkadaşı oynadığı sürece soyunuk görmemiştir Hakkı Yeten'i...Çünkü o yıkanıp giyinmeden hiçbir futbolcu duşa girmezmiş.

Ben hatırlıyorum deplasman maçlarını...Oyun bitip yıkanma ve giyinme faslı kapandıktan sonra Hakkı Yeten ve takım arkadaşları yola koyulurken kaptanın elinde büyükçe ve şişkin bir torba dikkati çekerdi...

Ne vardı ki o şişkin torbada ? Beşiktaş'a düşen maç hasılatını bile Hakkı Yeten taşırdı...

***
Bir hafıza ıskası yapabilirim.
1932 yılında Halıcoğlu askeri okul öğrenciliğinden soyunup siyah beyazlı formayı giydiği günden ölümüne kadar yani 57 yıl ,yaşayan en büyük Beşiktaşlıdır,Hakkı Yeten...

Formaların evde Öküzbaş çivitine batırıldığı,maçlara yayan gidiliği ,futbolun bir amatör aşkla oynandığı ,kulüp renklerinin mukaddes bir emanet gibi saklandığı bir dönemin ilahıdır ,Hakkı Yeten...

Beşiktaş'ta oynadığı sürece dış transfer teklifleri kulaklarında ışımış ,Fenerbahçe ve Galatsaray kulüpleri o zamana göre kendisine servetler sunmasına rağmen Hakkı Yeten bırakın Beşiktaş formasını değiştirmeyi ,oturduğu Beşiktaş semtini bile değiştirmemiştir.

Futbol hayatına "The End" koyduktan sonra Hakkı Yeten,Beşiktaş'ta antrenörlük ,yöneticilik kulüp reisliği yapmış ve kendisine şeref başkanı payesi verilmiştir.

Yaşamının son 15 yılında Beşiktaş'ın aktif dünyasından çıkıp kendisini emekli etmiştir Hakkı Yeten...

İnanmış ve görmüştür ki ,İstanbul kendi gençliğinin ve futbolculuğunun İstanbul'u değildir.Futbol topu kendi vurduğu dönemlerdeki kadar temiz süt emmiş değildir.Profesyonelliğinin bini bir para kepazelikleri şişirmeye başlamıştır futbol topunu...

Futbol kulüpleri bir amatörlük mabedi olmaktan çıkmış ,lüks otellerdeki dövizli kumar makinesine dönmüştür. Yönetimler hesabı verilemeyecek  para babalarının servetlerine teslim edilmiştir.Futbolculara profesyonel sistem, bin yüzlü bir karakter panayırının görülmez  iplerini vermiştir.

Belki Hakkı Yeten çoktan ölmüş kendi dünyasının dışında bir dünyada yaşamaya bu kadar tahammül edebildi.

79 uzun yıl şereflerle yaşanmış lekesiz bir hayatı Hakkı Yeten'ce bitirmenin adıdır belki de bu son ölüm...

Nur içinde yat koca kaptanım !












Hiç yorum yok:

Yorum Gönder